TEMELİN DOVUŞTEKNİĞİ
Japon' un biri, Rize'de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmuş:
"Var mı? Aranızda delikanlı? Varsa? Cıksın dışarı..."
TEMEL kapıya doğru yurumuş,
"Cıkıyorum ulan! Gorelim bakalım erkekliğini.. ."
Birkac dakika sonra, TEMEL ağzı-burnu dağılmış bir vaziyette, kahveye geri donmuş...
Peşinden de, JAPON kasılarak iceri girmiş ve kahvedekilere TEMEL'i gostererek:
"Ona, 'Toyokumi' ustanın, 'Katakori' tekniğiyle vurdum."
Ertesi gun JAPON yine gelmiş. Yine meydan okuma.
Yine TEMEL' den rest. Ve birkac dakika sonra kapıda yine,
ağzı-burnu dağılmış bir TEMEL.
Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu acıklayan JAPON:
"Ona, 'Kuyotomi' ustanın, 'Kihotomi' tekniğiyle vurdum."
Ertesi gun yine aynı hikaye.
Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş TEMEL ve hergun değişik bir stil kullanan JAPON :
"Ona, 'Toyohama' ustanın, 'Kimanto' tekniğiyle vurdum."
"Ona, 'Tiyotoki' ustanın, 'Kohimato' tekniğiyle vurdum."
............ . deerken,
Bu boyle bir hafta devam etmiş.
Ve sekizinci gun! JAPON yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş.
JAPON' un restini goren yine TEMEL olmuş tabii...Herkes aman TEMEL Ne yapıyorsun yeter artık falan, ama TEMEL dinlememiş kimseyi ve
cıkmışlar...Birkac dakika sonra, herkes yine suratı dağılmış bir TEMEL beklerken,
Bu kez JAPON, ağız-burun dağılmış, hoşaf! Kanlar icinde kapı da belirmiş?
TEMEL' de hemen arkasından girmiş iceriye,
JAPON' u gostererek:
"Ona, 'Toyota' nın 'Krikosuyla' vurdum" demiş...
TEMEL VE KRALİCE ELİZABETH
Temel Istanbul a gelmis, yuruyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atislari duyul-
maktaymis. Merak edip sormus. "Hemserim bu top atislari neyin nesi?" diye.
Kralice Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis.
Aradan yarim saatgecmis ve top atislari halen surmekteymis. Temel yine
sormus bir baskasina "Bu top atislari neden?" diye. Ayni cevabi alinca
soylenmis: "Ulan, yarim saattir bir kariyi vuramadilar, be!"
ENAYİ
Bir yığın sebze yuklenmiş el arabasını kan ter icinde yokuş yukarı cıkarmaya cabalayan manav cırağına acıdı, yardım etti. Guc bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk alarak sordu: - Oğlum, tek başına bu kadar yuku taşıyamayacağını ustana soylemedin mi? - Soyledim ama... - Oyleyse niye taşıttı? - "Sana yardım edecek bir enayi bulunur" dedi.
CEP TELEFONU
Cep telefonlarının yeni cıktığı zamanlar,
iki eleman cuma namazında birisi telefonu o gun
almış,namazın ortasında acemi abinin
telefonu başlıyor zitdirii zitdiriii...
Butun millet kufur ederken abinin cabalarını goren
arkadaşı aynen soyle diyor:
"kul euzu birabbin nas -yes'e bas-melikin nas -yes'e
bas- ilahin nas yese bas"
Dursun Temel
Dursun, arkadaşı Temel’i Facebook’ta bulmuş...
İkilinin birbirine gonderdiği mesajlar;
Dursun: Beni tanımadın mı Temel...
Temel: Hayır tanımadım...
Dursun: Yav ilkokulda aynı sırada oturuyorduk...
Temel: Benim ilkokulda sakallı bir arkadaşım yoktu...
Japon' un biri, Rize'de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmuş:
"Var mı? Aranızda delikanlı? Varsa? Cıksın dışarı..."
TEMEL kapıya doğru yurumuş,
"Cıkıyorum ulan! Gorelim bakalım erkekliğini.. ."
Birkac dakika sonra, TEMEL ağzı-burnu dağılmış bir vaziyette, kahveye geri donmuş...
Peşinden de, JAPON kasılarak iceri girmiş ve kahvedekilere TEMEL'i gostererek:
"Ona, 'Toyokumi' ustanın, 'Katakori' tekniğiyle vurdum."
Ertesi gun JAPON yine gelmiş. Yine meydan okuma.
Yine TEMEL' den rest. Ve birkac dakika sonra kapıda yine,
ağzı-burnu dağılmış bir TEMEL.
Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu acıklayan JAPON:
"Ona, 'Kuyotomi' ustanın, 'Kihotomi' tekniğiyle vurdum."
Ertesi gun yine aynı hikaye.
Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş TEMEL ve hergun değişik bir stil kullanan JAPON :
"Ona, 'Toyohama' ustanın, 'Kimanto' tekniğiyle vurdum."
"Ona, 'Tiyotoki' ustanın, 'Kohimato' tekniğiyle vurdum."
............ . deerken,
Bu boyle bir hafta devam etmiş.
Ve sekizinci gun! JAPON yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş.
JAPON' un restini goren yine TEMEL olmuş tabii...Herkes aman TEMEL Ne yapıyorsun yeter artık falan, ama TEMEL dinlememiş kimseyi ve
cıkmışlar...Birkac dakika sonra, herkes yine suratı dağılmış bir TEMEL beklerken,
Bu kez JAPON, ağız-burun dağılmış, hoşaf! Kanlar icinde kapı da belirmiş?
TEMEL' de hemen arkasından girmiş iceriye,
JAPON' u gostererek:
"Ona, 'Toyota' nın 'Krikosuyla' vurdum" demiş...
TEMEL VE KRALİCE ELİZABETH
Temel Istanbul a gelmis, yuruyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atislari duyul-
maktaymis. Merak edip sormus. "Hemserim bu top atislari neyin nesi?" diye.
Kralice Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis.
Aradan yarim saatgecmis ve top atislari halen surmekteymis. Temel yine
sormus bir baskasina "Bu top atislari neden?" diye. Ayni cevabi alinca
soylenmis: "Ulan, yarim saattir bir kariyi vuramadilar, be!"
ENAYİ Bir yığın sebze yuklenmiş el arabasını kan ter icinde yokuş yukarı cıkarmaya cabalayan manav cırağına acıdı, yardım etti. Guc bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk alarak sordu: - Oğlum, tek başına bu kadar yuku taşıyamayacağını ustana soylemedin mi? - Soyledim ama... - Oyleyse niye taşıttı? - "Sana yardım edecek bir enayi bulunur" dedi.
CEP TELEFONU
Cep telefonlarının yeni cıktığı zamanlar,
iki eleman cuma namazında birisi telefonu o gun
almış,namazın ortasında acemi abinin
telefonu başlıyor zitdirii zitdiriii...
Butun millet kufur ederken abinin cabalarını goren
arkadaşı aynen soyle diyor:
"kul euzu birabbin nas -yes'e bas-melikin nas -yes'e
bas- ilahin nas yese bas"
Dursun Temel
Dursun, arkadaşı Temel’i Facebook’ta bulmuş...
İkilinin birbirine gonderdiği mesajlar;
Dursun: Beni tanımadın mı Temel...
Temel: Hayır tanımadım...
Dursun: Yav ilkokulda aynı sırada oturuyorduk...
Temel: Benim ilkokulda sakallı bir arkadaşım yoktu...
__________________
