burası kurtlar vadisi kurtlar vadisinde senaryolar calınmak icindir..
-------------
sahne 1.. elifin arabası cayır cayır yanıyor..etraf itfaye ve polis dolmuş. memati etraftaki insanları uzaklaştırmaya calışıyor..
memati: acılın patlıyacak.. acılın...
cevredekiler uzaklaşır ve o sırada elifin arabası patlar. arac yanmaya başlar. memati uzgun ve de suzgundur..
memati: yengee....yengemmm
memati arabaya doğru koşmak ister fekat polisler mematiyi tutarlar
polis: kardeşim sen olumune mi? gitmek istiyorsun..
memati (kendisini tutanın polis olduğunu bilmeden): sen kimsin be bırak beni.
polis. ben polisim
memati
kendini silkeler serbest kalır) bende memati ben olume gitmem olum benim adımpolis: aaa o zaman başka adın mematiyse buyur gec
memati: cık..
polis: sacmalama kardeşim gec yerine allah allah
----------------------------------------------------------
sahne2 yedi kule zindanlarında polat alemdar tabutun icinde. mabettekiler polatın ustune toprak atmaktadırlar ancak sadece kurek ve toprak gozukmektedir.. toprak tavaş yavaş coğalır. polatın tabutu toprağın altında kalır.(tam burda g.kırdarın yaptığı yeni muzik girer ya da girmeli ya da havasına suyuna taşına TOPRAĞIna die başlayan memleketim girmeli..)
--------------------------------------------------------------------
sahne 3 doğu beyin helikopteri havada sendelemektedir.
doğu bey(telaşlı kart sesiyle) noluyor aslanım. adam gibi kullan şu aleti..
pilot: efendm cok ozur dilerim ama şu dakikadan itibaren ben bu helikopterin pilotu değilim.( der ve arkaya doğu beyin yanına gecer oturur)
doğu bey(kızmıştır): ne yapıyorsun aslanım sen hepimiz olucez gec on tarafa bişeyler yap calıştır şu aleti..
pilot: efendim katiyen calışmaz.
(doğu bey ayağa kalkar ve pilota tokat atar daha sonra helikopterdeki eşyaları karıştırır)
doğu bey: lan cakaaaaal( burdaki cakal "aslan deil cakal bu esat cakaaall" daki cakal emsali olacak) buralarda bi yerde paraşut olmalı nerde bunlar kalk ara ( der ve pilotun başına sopası mı asası mı artık ne bilmem onla vurur)
pilot: derhal efendim...
---------------------------------------------------------
sahne4: kılıc ve adamı tilkinin oyununa gelmiştir ve caresizlerdir.korkudan kılıcın adamı ve kılıc birbirine sarılır.
kılıcın adamı: neden boyle oldu efendim
kılıc: bilmiyorum. foxun oyununa geldik
adam. ne ceşit bi oyun?
kılıc: bizi buraya yonlendirdi ve yakalanmamızı istedi muhtemelende yakalanıcaz.
adam: peki kim bu fox
kılıc: karahanlının katillerinden olabilir.
adam: karahanlı oldu bizden ne istiyor
kılıc: bilmem
adam: efendim burdan nasıl kacıcaz
(kılıc sinirlenir sarılmış halde olduğu adamını iteler ve adamının boğazına sarılılr)
kılıc: ne bilim lan ne bilim ben bişeyide sen bil 40 yıldır yanımızdasın hayret bişey ya...
(kılıc adamının boğazını bırakır)
kılıcın adamı: oho oho efendim bir yol var...
kılıc. neymiş.
kılıcın adamı: fıs fıs....
(kılıcın adamı kılıcın kulağına eğilir anlatırken ses kesilir ve kamera yavaş yavaş yukarıya doğru cıkar)
------------------------------------------------------
sahne 5: abdulhey ve erhan polatın odasında tavla oynuyorlardır...
abdulhey: pencu se severler guzeli genc use hehehehe
erhan: ummadık taş baş yararmış abdul.
abdullhey: bende daha ne taşlar var. hadi at zarı
erhan: duşeş hehehe nekadar ballıyım be.
abdulhey: zar tutma erhan.
erhan: zar tutulmadan atılmaz gulum..
(tam bu noktada kapı calar gelen nevzatdır)
nevzat. erhan lahmacları getirdim erhan
erhan: 6 tane acılı gelecekti saydın mı altı tane mi?
nevzat: erhan beni uğraştırma erhan
erhan: uğraş cam yarması başka işin ne...
abdulhey: tamam nevzat cıkabilirsin.
erhan: bak eğer bi tane bile acısız cıkarsa seni pul gibi doğrarım ona gore
nevzat: erhan fesupanallah erhan.
(abdulhey tavlayı kaldırır lahmacunları acar masaya koyar)
abdulhey: salataya limon sıkayim mi?
erhan: sık gulum..
----------------------------------------------------------------------
sahne6: hapishanede abidin, iplikci, tuncay ve onların başında duran memur sinan
tuncay: ayy ne kadar pis bi yer burası abidin. bizi duşurduğun hallere bak..
abidin: abi eşşeklik bende onceden rezervasyon yaptırmadım..
iplikci: kuzuum tuncay bu resmen senle dalga gecooor zaniiimm...
tuncay: lan tuncay iplikcinin dediği doğru mu
abidin: haşa abi ben senle dalga gecermiyim hic dalga denizde olur.
tuncay: capsız capsız konuşma abidin tabi dalga denizde olur.
iplikci: kuzoom bu herif senle resmen maytap gecoor yavroozz
tuncay: nedim kardeş zaten mapushane pislik kaynıyor lutfen bide siz ortamı kaynatmayın..
polis memuru sinan başkan: ne.. ne .. ne dedin sen bakiim
tuncay:nezaret dedim b.k goturuyor, afedersin ağzımıda bozdurdun mubarek cuma gunu..
polis memuru s.b: saat 12 yi gecti tuncay efendi cumartesi oldu.. demek nezaret cok pis sen goruursun simdii.. (bağırarak) serhaaaan serhaaan ! evladım ordan karakolun temizlik malzemelerini getir bakayim...
serhan: hemen getiriyorum( hakkatende hemen getirir ve polis sinana verir.)
POLİS MEMURU S.B: sağolasın serhan. ( nezaretin kapısını acar) sen tuncay kantarcı , kalk ayağa butun nezareti temizliyeceksin..
TUNCAY: Ben mi? Yok kardeşim ben temizlemem iplikci temizlesin..
İPLİKCİ: Zanim azından cıkanı kulağın duyormu senin..
POLİS S.B: Memnun olmayan sensin Tuncay. beş dakikan var temizlemeyeceksen osmanlının kuruluşundan beri temizlenmeyen bir hucre var zeminin 3 kat altında istersen oraya gotureyim seni.
TUNCAY: Ne? zeminin 3 kat altımı. camaşır suyu nerde?
-------------------------------------------------------------------
SAHNE7:Polat Alemdar toprağın altında tamı tamına 7 dakikadır durmaktadır.
MABETTEKİ 1.UYE: (bastonlu lavuğa donerek) Efendim emrettiğiniz gibi yedi dakika oldu polat alemdarı tabuttan cıkarıp huzurunuza getirelim mi?
BASTONLU LAVUK: Evet gercektende yedi dakika doldu tamam cıkarın ama once bir duş alsın şimdi toprak kokuyordur o pis pis. ilimunati inanclarına gore temizlik isadandır..
MABETTEKİ 2.UYE: Cok haklısınız. cıkarın.
( siyah kıyafetli esrarcengiz adamlar polatın tabutunu aynı bestin senaryosundaki gibi yukarı doğru dikerler . toprak yer cekimi yuzunden dokulur ve siyahi mabet uyeleri tabutun kapağını acar polat derin bi soluk alış verişi yapar..)
POLAT ALEMDAR: Hoynk! Hoynk!... ne bu ya olecektim az kalsın. tamam denizin altında tek nefesle yarım saat hatta kırkbeş dakika durarım ama toprağın altına idmanlı değilim olecektim az kalsın..(siyah adamlara donerek) bi bardak su getir bana...
BASTONLU LAVUK: Hoooooyttttttt bre deyyuz...guneş batıdan doğmadan sen mabette sıvı maddeler tuketildiğini ne zaman gordun..
POLAT
siyahi mabetcilere donerek) tuketilmiyomu?SİYAHİ: Tuketilmiyo..
POLAT: Efendim ozur dilerim girişte kuralları soylemediler benim sucum değil...
BASTONLU LAVUK: Oh my god... şurda iki dakika kotuleri aramızdan cıkartacağız yaptığınız rezilliğe bak. bunu goturun yıkayın, sonra beyazları giysin gelsin..
--------------------------------------------------------------------------------
SAHNE8 Kaza yeri. cevre polis tarafından cevrilmiş arac sondurulmuştur.
MEMATİ: Memur bey..
MEMUR BEY: Nevar kardeşim iş yapıyoruz..
MEMATİ: Ceseti buldunuz mu.
MEMUR: İşin doğrusu aracta ceset felan yok...
MEMATİ: Ne nasıl yok.. (polisin yakasına yapışır) nerde lan yenge nerdeee...
( Tam o dakika hatta salisede calıkların ordan hışırtı gelir. memati ve polis memuru sesin geldiği yere bakarlar.. calılıkların arasından gelen elif eylulden başkası değildir..)
ELİF: Alii.. Ali nerde mematii...
( memati elifin yanına koşar koluna girer. zira elif sekerek yurumektedir)
POLİS: Ooooo... memati. yenge yenge dedin ... ne ayak..
MEMATİ: Sus lan .. Yenge. ne alisi?..
ELİF: Beni ali aradı gel dedi..
MEMATİ
alaycı) Abla biri seni telefonda yemiş.. ne alisi ali 2 sene once oldu. Sende ne sazansın be hehehehe..ELİF: Doğru soy..( der ve anında bayılır)
MEMATi(telaşlı) AMBULAAAAANSSSS!!!!
------------------------------------------------------------------
SAHNE9 Tilki andrei şimdi adını hatırlayamadığım rus adamla kısaca(A.H.R.A.) diyelim. bağdat caddesinde bir kafede oturmaktadır. yanlarına garson gelir:
GARSON: Buyrun ne iceceksiniz.
TİLKİ: Rusyada biz votka iceriz, dostmuyuz duşmanmıyız oğrenelim diye...
GARSON: O zaman size votka beyfendi siz?
A.H.R.A: Ben bi kapucino alim bol kopuklu.
TİLKİ:Ortayada alevli malevli bişiler getir..
GARSON: Pek iyi efendim..
(Tilki garsonu bırakır A.H.R.A ' a doner)
TİLKİ: Sen neden votka icmiyorsun...
A.H.R.A: Ben beyaz rusyalıyım bizim orda beyaz ruslar kapucino icerler dostmuyuz diilmiyiz oğrenmek icin kapiş..
TİLKİ: Gene sıktın bişeyler iki dakikada ama neyse.
A.H.R.A: Sen onu boşver polat alemdarın adamlarını neden oldurdun..
TİLKİ: Ozel bi nedeni yok o boumde o sahnede hepsini bıraksaydım cok boş olacaktı oyle bi atraksyon denedim..
A.H.R.A: Kardeşim madem oldureceksin şu nevzatı oldurseydin ne istedin o uzun saclı sarışın cocuktan..
TİLKİ: Canım ole istedi
A.H.R.A: Olmaaz kremlin bu duruma cok bozuldu vallahi bıraktılar diziyi izlemeyi savcının karısını izliyorlar....
---------------------------------------------------------------------------
SAHNE 10: Doğu bey ve pilotu paraşutleri takmışlardır. helikopterden atlayacaklar son kontrolu yapıyorlar:
DOĞU BEY: Bana bak aslanım bari bu nasıl calışıo onu soyle..
PİLOT: Efendim ben daha once hic paraşut kullanmadım..
DOĞU BEY: Ulan senle yolculuk edenin burnumdan getirdin be.. sağ salim ineyim sen gorursun haritadan şehir sec kendine cakaaaall....
PİLOT: Efendim hazırsanız atlayalım...
(pilotla doğu aynı anda helikopterden atlarlar)
DOĞU: Aaaaaaaaaaahhh
PİLOT: Aaaaaaaaaaaaaaahhh
DOĞU: ( paraşutu acmayı dener ama nafile) Aslanııım bu acılmıyoorrrr...
PİLOT: ( Pilot coktan acmış paraşutunu havada suuluyor) Doğu bey bence bir an evvel acsanız iyi olur cok zevkliymiş yahu.. bundan sonra haftasonları hep paraşutle atlıyacağım vallahi...
DOĞU: ( kızgın) Esaaaaaaaattttttt!!!!... pilot değil cakaaal bu esaat cakaaalll!!!!!
--------------------------------------------------------------------------------
SAHNE11: abdulheyle erhan lahmacunlarını yerken erhanın telefonu acı acı calar..erhan telefonunu acar:
ERHAN: Aloo ben erhaan gullu erhaan
MEMATİ: Alo erhan cabuk goztepe ssk hastanesine gelin yenge kaza yaptı onu getirdim sıradayım şimdi numara alıyorum..
ERHAN: Memati abi niye ssk ya gittin ozele gitseydin..
MEMATİ: Memati bana akıl oğretme hadi gelin ben acildeyim..
ERHAN: Tamam abi..
( erhan telefonu kapatır abdulhey meraklı bir şekilde)
ABDULHEY: Hayırdır erhan
ERHAN: Hayırsız abi yenge kaza yapmış ssk daymış memati abiyle...
ABDULHEY: Ne! yengenin sigortası varmıymış erhan..
ERHAN: Bilmiyorum abdul arıyayim mi boşuna sıra beklemesinler...
ABDULHEY: Dur sen arama seninki kontorlu ben arıyim...
----------------------------------------------------------------------------------
SAHNE12 kılıc nergisin yatağının başında
NERGİS: Efeeeeeeeeeee e e e
KILIC: Nergis kacırılan safiye efe değil.
NERGİS: Kılıc bana safiyemi getir.
KILIC: Tamam getiricem..
NERGİS: Bana Efemi getir..
KILIC: Tamam nergis getiricem yapma benide ağlatacaksın..
NERGİS: Kılıc. bana memetimi getir..
KILIC: Tamam nergis tamam (gozleri dolar ic oeker)
NERGİS: Kılıc ilkokulda el işi derşinde yaptığım patates baskılarım vardı onları getir..
KILIC
kendine has şaşırmasıyla) E yok artık daha neler yani nergis. nerden bulim..NERGİS: bana ne ben patates baskılarımı istiyorum.(kendine has haykırmasıyla) Pa-ta-tes bas-kı-laaa-rııııımmmm
----------------------------------------------------------------------------
SAHNE13 Laz ziyanın koğuşu . kapı acılır ve iceriye uc suclu daha getirilir.
LAZ ZİYA: Bunlar kiiimmmm benim koğuşumdaaa(titreyerek)
MUBAŞİR: ( birinciyi gosterir): Bu ingiliz suclu sizin koğuşta kalacak.
İNGİLİZ: Hi
MUBAŞİR2.yi gosterir) bu adamda fransız .
FRANSIZ: Jo tem
MUBAŞİR3.yu gosterir)bu da italyan.. hadi iyi eğlenceler size..
İTALYAN: Bonesera..
LAZ ZİYA( Şaşırır) mubaşiiir mubaşiiir bir italyan bir fransız bir ingiliz bir de laazz...aklınca fıkra ortamı mı yaratmaya calışıyosun
MUBAŞİR: Ulan laz ne akıllı adamsın hadi size ii fıkralar..hehehe
------------------------------------------------------------------------------
SAHNE14:YEDİKULE ZİNDANLARI ( polat beyazları giymiş beyazlar mis gibi camaşır suyu kokuyordur.. bastonlu lavuk tepede yerini almış. meydanda bi yuvarlak cevresi mumlarla aydınlatılmış 7 tane yıldız var.)
BASTONLU LAVUK: (sopayı 2 kez vurur) Eveeeet hazırmısınız.. artık laubalilik istemiyorum...tamam mı..
(butun mabet polat dahil hep bir ağızdan bağırır) Tamaaaam
BASTONLU LAVUK: İyi olayı biliyosunuz ban sopamı vurdukca geleceksiniz...( sopasını vurur)
(1.uye gelir): sen sen ol yeni pişmiş bir corbayı uflemeden icme...
( herkes susar. yaklaşık iki saniye herkes susar ve daha sonra herkes bastonlu lavuğa bakar..)
BASTONLU LAVUK: Bakarsınız tabi. tam bu konuşmanın uzerine dev ekrandan polatla ilgili bi vtr girmeliydi ama fox polatın butun eşinin dostunun elektirikli cihazlarını dondururken yanlışlıkla bizim televizyonuda dondurmuş di mi fox..
FOX
başı one eyik yuzu kapalı ) evet efendim.BASTONLU LAVUK: Bu yuzden arkadaşlar konuştuktan sonra ben elimdeki metinden normalde vtr de olması gerekeni okuyacağım...(kağıtları cıkartır) eveet birinciyi okuyorum. polat gece beşte işkembecide corbaya kaşığı daldırır tam icecekken yan masadan biri " dikkat et sıcak olabilir bilader" der..
( 1.Uye konuşmaya başlar) sen o gun o corbayı icip dilini yaka bilirdin ama biz o adamla seni uyardık. uyardıkki dilin yanmasın bizimle konuşabil...
(bastonlu lavuk tak tak vurur, 2.uye geliir)
2.UYE: Dişlerini gunde en az uc kere fırcala
BASTONLU LAVUK: Burda bu goruntu girecekti. polat sıgara icer, kola icer, lahmacun yer ama akşam yatmaya giderken bir turlu dişerini fırcalar. bir gun migrosta gezinirken signal macun tanıtımı yapan kız " buyrun denemezmiydiniz" der. ve polat dişlerini fırcalamaya başlar..
2.UYE: sen o gun dişlerini fırcalamaya başlamasaydın bu gun diş etlerin cekilmiş tartarlar ve plaklar oluşmuş olacaktı. ama o kız o gun seni uyararak senin 7 formullu signal kullanmanı sağladı. cunku biz kardeşimizin ağzının kokmasını istemeyiz.
( bastonlu lavuk 2 kez bastonunu vurur 3.uye gelir.)
3.UYE: Televizyona yirmi beş santimden fazla yanaşma gozlerin bozulur animallah..
BASTONLU LAVUK( artık sıkılmış bi şekilde) Burdada diyorki polat televizyona 2 cm uzaklıktan bakıyordur o sırada omer candan gelir polata okkalı bir tokat atar)
3.UYE: biz senin gozlerinin ceylan gibi olmasını istedik ama bu tokat olayı ile hic bi alakamız yook..
BASTONLU LAVUK( sopasını 2 kez vurur sonra sinirlenir yukardan aşağıya atar..) eeee yeter be tak tak kafam tecavuze uğradı hadi uyeler sıraya girin yemin ettirin şu zurruyetsizi. polat sende ii dinle
POLAT: Dinliyorum efendim
BASTONLU: Bak doğunun helikopteri duştu duşecek, elifin bi ayağı cukurda, konsey uyelerin sakata geldi bizimle calışmazsan vallahi hepsi olur bu fox lavuğununda yuzunu değiştirir ali yaparım, elif iyleşirsede bunca yıl sevdiğin kızı fox goturur haberin olsun..
POLAT( şaşkın) aman allahım sizinle calışmaya hazırım.
BASTONLU: iyi hadi birinci uye başla...
1.UYE: Namusum ve şerefim ustuneeee
POLAT: Namusum ve şerefim ustune..
-------------------------------------------------------------------------------------
SAHNE 15: Tuncay kantarcı nezarette yerleri temizlemektedir
TUNCAY: Polis kardeş istersen yeter.
POLİS KARDEŞ: Sus temizle....
--------------------------------------------------------------------------------------SAHNE 16: memati elif abdulhey deli hikmet felan hepsi ssk dadırlar.
MEMATİ: Ya abdulhey sabahtan beri sorucam unuttum abi nerde..
ABDUL: Vallahi kayboldu abi..yok.
DELİ HİKMET:Kaybolur kaybolur.. Memati nedir bu bizim yakamızı bırakmayan olaylar biri bitiyor biri başlıyor.
MEMATİ: Eee şey vallahi.
(o sırada iki polis memuru gelir.)
POLİSLERDEN BİRİ: Hikmet baş
HİKMET: Benim
POLİS 1: Hakkınızda şikayet var. cay borclarınızı 10 bolum gecmesine rağmen hala odememişsiniz..
HİKMET: Ama ben..
POLİS2: Bırak şimdi ama beni. zaten dukkanın kiralarınıda, vergi borclarınıda odememişsin ayıp be ayıp 10 bolum evvel butun turkiye izledi seni pis herif..
(herkes şaşkınlıkla bir birine bakar son sozu omer baba koyar)
OMER BABA: Hikmet yavrum her şeyde bir hayır vardır belki mapusta kısmetin cıkar.di mi nazife.
NAZİFE ANA: evet beeey
------------------------------------------------------------------------------
SAHNE 17. konseyin toplandığı oda halo tekbaşına oturmaktadır elinde tesbihi..
HALO: Vallahi hic boyle olmazdı 8 saat oldu toplantıya ne gelen var ne giden var..acaba konseyi ciddiye alan tek kişi benmiyim. can polat nerde acep.
------------------------------------------------------------------------------------
SAHNE18 nergis yatakta kılıc başında
NERGİS: Kılıc bana annemin 8 yaşındayken orduğu patiklerimi getir..
KILIC: Sus be nergis sus be..
NERGİS: Paa tiik lee riiiimm
-------------------------------------------------------------------------------------
SAHNE 19 yedikule zindanları yemin toreni dewam etmektesir
7.UYE: Namusum ve şerefim ustune
POLAT: Namusum ve şerefim ustune.
-------------------------------------------------------------------------------------
SAHNE 20: bir ada kıyısı, birisi sahiilden emekleye emekleye kıyıya cıkar bu gelen doğu beyden başkası değildir..doğu bey tokezleye tokezleyesahile gelir ayağa kalkar
DOĞU BEY. allahım nerdeyim ben..
( sacı sakalı bir birine karımış biri doğu beyin yanına gelir.)
SSBKA: Meraba sen cu-maa ben robinsoon
DOĞU BEY: Ne cuması aslanım ben doğuyum...
ROBİNSON: Hayır cu-ma sen cu masın...
DOĞU BEY: Esaaaaaaaaaaaaaattttttt
-------------------------------------------------------------------------------------
SAHNE 21 yeditepe zindanları
MABED UYELERİ: Varlığım turk varlığına armağan olsun
POLAT: Sağool
(Bastonlu lavuk boburlenerek gerilir..) hehe artık sende bizdensin.
(kamera polatı zoomlar ve biter ohh be)
-------------bi daha başlamamak uzere son----------------------
REP'imi Unutmayın.......
__________________
