TemeL İstanbulda
İSTANBULA İLKKEZ GELEN TEMEL OTEL ARAMAYA BASLAMIŞ BİR OTELE GİRMİŞ BOŞ ODANIZ VARMI DİYE SORMUŞ OTEL SORUMLUSU MALESEF HİC BOŞ ODAMIZ KALMADI FAKAT İKİ YATAKLI BİR ODAMIZ VARAMA YATAĞIN BİRİNDE BİR ZENCİ KALILIYOR İSTERSENİZ SİZE YATAĞIN BİRİNİ VERELİM DER. TEMELDE MECBUREN KABUL EDER. ODAYA GİRERKEN BU ZENCİLERDE KOC PİS OLURLAR,KARA ZENCİ DEYEREK SOYLENİR BU ARADA TEMEL OTEL GOREVLİSİNE BENİ SAAT 6.00 DA LUTVEN KALDIRIRMISIN DER. TEMELİN SOYLEDİGİ SOZLERİ DUYAN ZENCİ TEMELİN ELİNİ YUZUNU SİYAH BİR BOYAYLA BOYAR. SAAT 6.00 OLUNCA ODA SERVİSİ TEMELİ UYANDIRIR TEMEL ELİNİ YUZUNU YIKAMAYA GİDER VE AYNAYA BAKAR BU OTELİN SAHİBİ COK SALAK BENİ KALDIRCAĞINA ZENCİYİ KALDIRMIŞ DER.

Papagan
Vahşi batıda adamın biri umuzunda bir papağanla saloon'a girip bara yaklaşır.Papağan hafifce eğilerek "Barmen 1 duble wisky ver !" barmen şaşkınlık icinde bardağı doldurup wisky'yi papağana uzatınca papağan ayağı ile adamı gosterip " O icecek " deyip adamın umuzuna ayağı ile vurmuş. Adamda bardağı alaıp ickiyi icer. Papağan bir tane daha ver der. aynı manzara tekrarlanır. Papağan kac para diye sorar ve ağağı ile adamı uyarır. Adam cebinden parayı cıkartıp oder ve cıkarlar. Barmen biraz şaşkın,biraz heyecanlı hehem peşlerine duşer. Papağan bakkaldan,terziden ve silah dukkanından gerekenleri sipariş eder ve her seferinde adam odemeyi yapar. Alışveriş bitince aldıklarını yine papağanın talimatları ile arabasına yukler. Peşlerindeki barmen araba hareket etmek uzereyken onlerine gecer ve adama " Kardeşim bu harika yaratığı nereden buldun ? Vallahi hayatımda hic boyle birşey gormemiştim.Olağan ustu bir şey diye devam ederken,Papağan hafifce one eğilir ve barmene " Bana baksana sen,Turkiyenin Kuzeyinde Trabzon diye bir şehir var,orası bunlarla dolu..........

Maymun
Bir gun Mısır'da bir mumya bulunur ve bunun kac tarihine aid olduğu oğrenilmek icin Amerika, İngiltere ve Turkiye'den uzmanlar istenir. Tabii ki Turkiyê'den emniyet gorevlileri gider. Neyse İlk Amerikalılar başlarlar. 3-5 saat sonra cıkarlar ve olsa olsa 300-600 senelerine aiddir derler. İngilizler girerler. bir kac gun sonra cıkarlar ve olsa olsa 300-420 arasıdır derler. Nihayet sıra Turkiye'den giden emniyet gorevlilerine gelir ve iceri girerler. Girerler girmesine de, aradan 10 gun gectiği halde hala dışarı cıkmazlar. Nihayet 15. gun cıkarlar ve merakla gozlerinin icine bakan Mısırlı bilginlere tam tamına 427 derler. Tabiiki herkes şaşar bu işe ve nasıl olur yahu derler. Bizimkiler gayet ciddi, biraz zor oldu amma, sonunda dili cozuldu keratanın!...

KUŞ YEMİ
Elinde kocaman bir canta ile ucağa binecek olan adam dedektorden gecince, dedektor sinyal verir. Gorevli cantada ne olduğunu sorar. Adam sakince "Kuş yemi var" der. Gorevli tekrar gecmesini soyler. Adam tekrar gecince dedektor yine oter. Gorevli sinirlenir ve cantayı acmasını ister.Gorevli acılan cantanın azğına kadar değerli kol saati ile dolu olduğunu gorunce cok sinirler.

- Hani kuş yemi vardı bunun icinde ?

Adam gayet kendinden emin bir halde

- Ben bunları goturup yesin diye kuşun onune koyuyorum. Ama beğenir, ama beğenmez ona bir şey diyemem.

Temel bilmece sorarsa
Temel karşısındaki adama bilmece sormuş.

Temel- Sarı renklidur. Kafes icindedur. Cik Cik diye oteyur. Bil bakalım bu nedir.

Adam- Kanarya

Temel-Değildur.

Adam-Muhabet kuşu, papağan, saka kuşu

Temel-Bilemedun.Onlar da Değildur.

Adam-Peki nedir oyle ise ?

Temel-Hamsi paluğudur.

Adam-Olurmu hic, hamsinin kafeste ne işi var

Temel- Ban Koydum kafese

Adam- İyi de hamsi sarı renkli değildir ki

Temel- Ben sarıya boyadım.

Adam- Olsun yine de hamsi cik cik diye otmez.

Temel- Bilmece bu. O kadar şaşıtmaca olsun artık.

Yorum+Repler lutfen
__________________