Temel Koyde Yaşıyormuş Birqun Bi Olay Olmuş Temel Demiş Ben İstanbula Gidicem Sonra Koydeki Ahaliye Haber Vermek İcin Kahvehane'ye Gitmiş. Onlarla Konusmus Ve İzinini Almış Temel Ertesi Gun İlk Otobusle İstanbula Gitmiş . İstanbula Gittiqinde Guzel Bi Otele Kaydını Yaptırmış Ve Odasına Girmiş. Temele Birden Karın Agrısı Saplanınca Hemen Tuvalete ( WC ) GİTMİŞ. Tuvalet Cok Guzel Olduqu İcin Oraya Tuvaletini Yapmaya KIyamamış
. Eline Bir Poşet Alıp Yaklaşık 750 gr. Kadar Buyuk Tuvaletini Yapmış.VE Dışarı Cıkıp Atcak Yer Arıyormuş.( Sarı Olarak Yapmış TEmel
) Aynı Gun İstanbulda Kuyumcuya Soygun Olmuş Soygunu Gercekleştiren Hırsız İse Şeffaf Bir Poşette Taşıyormus 1 Kilo Ya Yakın Altını Calmış Poşetten Sarı Olduqu Acık Bir ŞEkilde Belli Oluyormuş .!polis hırsızı ararken yolda temeli gormuş elinde sarı poşet Hemen Temeli ARabaya Atıp KArakola Goturmuşler Orda Poşeti hic acmadan Tartmışlar Bakmışlarki 750 Gr GEliyor TEmele sormuşlar bunun 250 Gr Nerde TEmel Şaşkınlıktan Birşey Diyememiş TEmeli Hapse Atmışlar .. 
ARadan 1 Kac Gun GEctikten sonra Poşeti Acmışlar Baktıklarında Gordukleri Vaziyet Aynıydı 
Sonra TEmeli Serbest Bırakmışlar. Temel Hemen İstanBuldan Kalkan İlk Otobusle Koyune Geri DOnmuş ..!!
Koyde AHali Sormuş TEmele :
Temel ,İstanbul NAsıl Merak Ettik Anlatsana
Temel : İstanbul O kadar Guzel Memleketki 1 Kilodan aşşaqıya Sıcanın Azına Sııcıyorlar

Anlayana Sivrisinek Saz
Anlamayana Davul Zurna Az ! :=)
Lazın Biri
Eskiden otobusler olmadığından karadenizli biri gemiyle istanbul'a gelmiş istanbul'da bir sure kalmış ve o zaman icindede piyasaya avrupadan eski pusku otobusler gelmiş ve bu otobuslerden bir kısmı karadeniz hattında calışıyormuş karadenizli memleketine donerken otobusle ilk defa seyahat edecek binmiş otobuse koyulmuş yola izmit, adapazarı derken şofor normal viteslerle yol alırken gelmiş bolu rampasına başlamış takviye vites kullanmaya o sırada karadenizli hep şoforu takip ediyormuş rampada şofor vites kucultup vites buyultup devam ederken o sırada vites kolu şoforun elinde kalır ve şofor yolculara vites kolunun koptuğunu biraz gecikeceklerini soylemiş o sırada karadenizli kalkmış ayağa;
- ''*mına koyduğumun oğli istanbul'dan beri seni takib edeyrum oynuya oynuya sonuna kopardin oni''...
Operseniz beyefendi degilsinizdir,
Opmezseniz adam degilsiniz.
Iltifat edersiniz yalan der
Etmezseniz birakir gider.
Her istegine evet derseniz karaktersiz olursunuz
Karsi cikarsaniz anlayissiz.
Cok yanina giderseniz sıkıldım der
Az giderseniz kuser.
Iyi giyinirseniz capkinsin der
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suclar.
Kiskanirsiniz huyun kotu der
Kiskanmazsiniz sevmiyorsun der.
Siz bir dakika gec kalin kiyamet kopar
Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.
Arkadasinizla bulusursunuz adi ihmal olur
O bulusur "Bizim kizlar" olur.
Siz baska kadina bakacak olsaniz gozleriniz oyulur
Baska bir adam ona baktiginda adi hayranlik konur.
Konustugunuz anda dinlemenizi ister
Dinlediginiz anda "Neden konus muyorsun?" der
Kisacasi...
Sade ama cok karisik.
Zayif gibi ama cok guclu.
Akil karistiran ama hayranlik uyandiran.
Insani cildirtan ama mukemmel!
Bu arada tercumelerin de kadin gibi oldugunu belirtmek isterim...
Cok guzelse nadiren sadiktir.
Cok sadiksa da nadiren guzel.
"Vaktiyle Kalenderîyye yoluna mensup bir derviş, nefsle mucahede makamının sonuna gelir. Meşrebin usulunce bundan sonraki makam Kalenderîlik makamıdır. Yani her turlu susten, gosterişten arınacak, varlıktan vazgececektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her turlu gorunur suslerden arınması gereklidir... Sac, sakal, bıyık, kaş ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
- Vur usturayı berber efendi, der.
Berber dervişin saclarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıckın mı bıckın bir kabadayı girer iceri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kukrer.
Dervişlik bu... Sovene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş. Ses cıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses cıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber traşa başlar. Fakat kustah kabadayı tıraş esnasında da surekli aşağılar dervişi, alay eder:
?Kabak aşağı, kabak yukarı??
Nihayet traş biter, kabadayı dukkandan cıkar. Henuz birkac metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla uzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge icin yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Olmuştur. Gorenler cığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, duşunceli cevap verir:
- Vallahi gucenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gor ki kabağın bir sahibi var. O gucenmiş olmalı!..
Karne gunu gelmistir, herkes karnesini almistir. Ogretmen karneyi Mehmet'e verirken soyle der:
- Bu karne, babasin beyaz saclara sebeb olacak.
Mehmet:
- O zaman cok guzel olur hocam, cunku babam 3 senedir karpuz gibi kel.
. Eline Bir Poşet Alıp Yaklaşık 750 gr. Kadar Buyuk Tuvaletini Yapmış.VE Dışarı Cıkıp Atcak Yer Arıyormuş.( Sarı Olarak Yapmış TEmel
) Aynı Gun İstanbulda Kuyumcuya Soygun Olmuş Soygunu Gercekleştiren Hırsız İse Şeffaf Bir Poşette Taşıyormus 1 Kilo Ya Yakın Altını Calmış Poşetten Sarı Olduqu Acık Bir ŞEkilde Belli Oluyormuş .!polis hırsızı ararken yolda temeli gormuş elinde sarı poşet Hemen Temeli ARabaya Atıp KArakola Goturmuşler Orda Poşeti hic acmadan Tartmışlar Bakmışlarki 750 Gr GEliyor TEmele sormuşlar bunun 250 Gr Nerde TEmel Şaşkınlıktan Birşey Diyememiş TEmeli Hapse Atmışlar .. 
ARadan 1 Kac Gun GEctikten sonra Poşeti Acmışlar Baktıklarında Gordukleri Vaziyet Aynıydı 
Sonra TEmeli Serbest Bırakmışlar. Temel Hemen İstanBuldan Kalkan İlk Otobusle Koyune Geri DOnmuş ..!!Koyde AHali Sormuş TEmele :
Temel ,İstanbul NAsıl Merak Ettik Anlatsana
Temel : İstanbul O kadar Guzel Memleketki 1 Kilodan aşşaqıya Sıcanın Azına Sııcıyorlar


Anlayana Sivrisinek Saz
Anlamayana Davul Zurna Az ! :=)
Lazın Biri
Eskiden otobusler olmadığından karadenizli biri gemiyle istanbul'a gelmiş istanbul'da bir sure kalmış ve o zaman icindede piyasaya avrupadan eski pusku otobusler gelmiş ve bu otobuslerden bir kısmı karadeniz hattında calışıyormuş karadenizli memleketine donerken otobusle ilk defa seyahat edecek binmiş otobuse koyulmuş yola izmit, adapazarı derken şofor normal viteslerle yol alırken gelmiş bolu rampasına başlamış takviye vites kullanmaya o sırada karadenizli hep şoforu takip ediyormuş rampada şofor vites kucultup vites buyultup devam ederken o sırada vites kolu şoforun elinde kalır ve şofor yolculara vites kolunun koptuğunu biraz gecikeceklerini soylemiş o sırada karadenizli kalkmış ayağa;
- ''*mına koyduğumun oğli istanbul'dan beri seni takib edeyrum oynuya oynuya sonuna kopardin oni''...
Kadınları Anlamak Zor !
Operseniz beyefendi degilsinizdir,
Opmezseniz adam degilsiniz.
Iltifat edersiniz yalan der
Etmezseniz birakir gider.
Her istegine evet derseniz karaktersiz olursunuz
Karsi cikarsaniz anlayissiz.
Cok yanina giderseniz sıkıldım der
Az giderseniz kuser.
Iyi giyinirseniz capkinsin der
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suclar.
Kiskanirsiniz huyun kotu der
Kiskanmazsiniz sevmiyorsun der.
Siz bir dakika gec kalin kiyamet kopar
Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.
Arkadasinizla bulusursunuz adi ihmal olur
O bulusur "Bizim kizlar" olur.
Siz baska kadina bakacak olsaniz gozleriniz oyulur
Baska bir adam ona baktiginda adi hayranlik konur.
Konustugunuz anda dinlemenizi ister
Dinlediginiz anda "Neden konus muyorsun?" der
Kisacasi...
Sade ama cok karisik.
Zayif gibi ama cok guclu.
Akil karistiran ama hayranlik uyandiran.
Insani cildirtan ama mukemmel!
Bu arada tercumelerin de kadin gibi oldugunu belirtmek isterim...
Cok guzelse nadiren sadiktir.
Cok sadiksa da nadiren guzel.
Kabağın da Sahibi Var
"Vaktiyle Kalenderîyye yoluna mensup bir derviş, nefsle mucahede makamının sonuna gelir. Meşrebin usulunce bundan sonraki makam Kalenderîlik makamıdır. Yani her turlu susten, gosterişten arınacak, varlıktan vazgececektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her turlu gorunur suslerden arınması gereklidir... Sac, sakal, bıyık, kaş ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
- Vur usturayı berber efendi, der.
Berber dervişin saclarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıckın mı bıckın bir kabadayı girer iceri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kukrer.
Dervişlik bu... Sovene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş. Ses cıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur. Ses cıkaramaz. Kabadayı koltuğa oturur, berber traşa başlar. Fakat kustah kabadayı tıraş esnasında da surekli aşağılar dervişi, alay eder:
?Kabak aşağı, kabak yukarı??
Nihayet traş biter, kabadayı dukkandan cıkar. Henuz birkac metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla uzerine gelir. Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge icin yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır. Olmuştur. Gorenler cığlığı basar. Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş mahzun, duşunceli cevap verir:
- Vallahi gucenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gor ki kabağın bir sahibi var. O gucenmiş olmalı!..
Cok guzel olur
Karne gunu gelmistir, herkes karnesini almistir. Ogretmen karneyi Mehmet'e verirken soyle der:
- Bu karne, babasin beyaz saclara sebeb olacak.
Mehmet:
- O zaman cok guzel olur hocam, cunku babam 3 senedir karpuz gibi kel.
__________________
