Annenin vefat etme durumunun da icinde bulunduğu dunyanın en kotu durumlarından birisidir.
Sadece yaşayan bilir. Bu durum icerisinde olanların haline uzulenlerin "Anlıyorum" demesi boşadır. Dedik ya yaşayan bilir.

Aşşağıdakiler de kendi yaşantımdan annesizliğe orneklerdir.
İlkokula başlarken, yaşıtlarımın annelerinden 5 dakika ayrı kalacakları icin ağlamasının yanında, yalnız başına oturmanın sebebidir annesizlik...
Kucuk yaşta okuldan eve kendi başına gidip gelmektir.
Zile basıp bekleyememektir. Kapıyı acacak birisi yoktur cunku. Baba iştedir.
Okul icin uyanırken ana sesini duyamamak,
Okula giderken ana opucuğunu tadamamak,
Okulda "annemin yanında gidicem" diye ağlayamamak,
Okuldan donunce annenin kucağına atlayamamak,
Okuldakileri anneye anlatamamaktır.

Kendi utunu kendin yapmaktır annesizlik.
Hatta bunu bilen ve sana acıyan akrabalarına, komşularına karşı utanmaktır.
Eve gelince yemek bulamamak,
Surekli sipariş edilen yemekleri yemek,
Artık canına tak ettiğinde "Ben kendi yemeğimi yaparım" duşuncesiyle bir işe kalkışıp, başarısız olunca hungur hungur ağlamaktır.
Tekrar eski yonteme donup yine eve kebap, pizza, lahmacun, tantuni vs. soyleyip artık bir noktadan sonra "Artık ezberlediler evi, annemin olmadığını anlayacaklar" duşuncesiyle arayamayıp ac ac yatmaktır.
Kendi başına oğrenmektir hayatı...
Utu yapmayı, bulaşık yıkamayı, bulaşık makinesini calıştırmayı, coğu arkadaşının neyi nereye koyacağını bile bilmediği camaşır makinesini calıştırmayı...

Arkadaşlarının anneleri arasında konuşurken, umarım beni farketmezler duşuncesindeyken; arkadaşlarının hepsinin bir anda farkedip buz kesilmesi ve susmasından sonra "Noldu lan? Neden sustunuz? Ben unuttum oğlum devam edin siz uzulmuyorum ben" diyip, eve gelince ağlamaktır.

Acaba annem akşam ne yapmıştır diye duşunememektir annesizlik.

Okuyanların bazılarının belki hic bir duyguya kapılmadığı, bazılarının uzulduğu ama yaşamayan hic kimsenin anlayamayacağı kahrolası bir durumdur annesizlik...
__________________